Bir zamanlar Londra'da Wendy adında küçük bir kız yaşarmış. Wendy, kardeşleri John ve Michael ile birlikte aynı odada uyurmuş.
Bir gece odalarının penceresinden küçük bir gölge içeri girmiş. Bu, Peter Pan'mış. Yanında Tinker Bell adında küçük bir peri de varmış.
Peter Pan gölgesini yerine takınca Wendy'e sormuş: "Benimle Varolmayan Ülke'ye gelmek ister misiniz?"
Peter Pan onlara uçmayı öğretmiş: "Sadece güzel bir şey düşünün ve bana inanın!" Çocuklar havalanmış. Bulutların arasından Varolmayan Ülke'ye ulaşmışlar.
Burası harika bir yermiş. Fakat tehlikeli Kaptan Hook da varmış. Bir gün Wendy ve kardeşlerini korsanlar yakalamış. Peter Pan hemen arkadaşlarının yardımına koşmuş. Büyük bir mücadele sonunda korsanlar gemiden uzaklaşmak zorunda kalmış.
Wendy artık evini özlemeye başlamış: "Ailemizi çok özledim. Eve dönmeliyiz."
Peter Pan: "Ama burada kalabilirsiniz. Hiç büyümek zorunda değilsiniz."
Wendy gülümsemiş: "Büyümek de hayatın bir parçası. Ailemle birlikte olmak istiyorum."
Peter Pan onları Londra'ya götürmüş. Wendy ona el sallamış: "Hoşça kal Peter!"
Hayal kurmak çok güzeldir. Ama sevdiklerimizle birlikte olmak da hayatın en güzel yanlarından biridir.