Bahçenin köşesinde upuzun bir nar ağacı vardı. Bu ağacın en güzel dalında bir çiçek açmıştı; kıpkırmızı, ışıl ışıl bir nar çiçeği.
Bir gün küçük bir bal arısı bu çiçeğe kondu. "Ne kadar güzelsin!" dedi arı. Çiçek mahcup oldu ve yapraklarını biraz kıpırdattı.
"Ben Arı. Seninle her gün konuşabilir miyim?" diye sordu arı. Çiçek sevinçle sallandı, bu evet demekti.
Günler geçti. Arı her sabah gelir, çiçeğe dünyanın haberlerini anlatırdı. Çiçek de arıya en tatlı balözünü verirdi.
Sonbahar geldiğinde nar çiçeği meyveye dönüştü. Kocaman, kırmızı bir nar oldu. "Artık göremeyeceğiz" diye üzüldü arı.
Ama bahçıvan narı koparıp içindeki tohumları saçtı bahçeye. Bir sonraki baharda düzinelerce nar çiçeği açtı. Arı anladı: Gerçek dostluk hiç bitmez, farklı biçimlerde de olsa sürer.